Binaen Çin Gümrük İstatistikleri Ekspresi'ne göre, bu yılın ilk çeyreğinde ülkemizin tekstil ve hazır giyim ihracatı 65,1 milyar ABD doları olarak gerçekleşti; bu da 2020 yılının aynı dönemine göre %43,8, 2019 yılının aynı dönemine göre ise %15,6'lık bir artış anlamına geliyor. Bu durum, ülkemizin tekstil ve hazır giyim sanayi zincirinin rekabet avantajının, dış ticaretin sürekli ve istikrarlı bir şekilde işlemesi için güçlü bir destek sağladığını göstermektedir.
Giyim ihracatı dört temel özellik sergiler.
Giyim ihracatı, 2019 yılının aynı dönemine kıyasla hala hızlı bir şekilde büyüyor.
Geçen yılın ilk çeyreğinde salgından etkilenen ülkemizin ihracat tabanı düşüktü, bu nedenle bu yılın ilk çeyreğinde ihracattaki keskin artış bekleniyordu. Ancak 2019'un aynı dönemiyle karşılaştırıldığında bile, ülkemizin giyim ihracatı hala büyüyor. Bu yılın ilk çeyreğinde ülkemizin giyim ihracatı 33,29 milyar ABD doları oldu; bu, geçen yılın aynı dönemine göre %47,7 ve 2019'un aynı dönemine göre %13,1'lik bir artış anlamına geliyor. Bunun başlıca nedenleri; geçen yılın aynı döneminde ihracatın %21 oranında düşmesi ve düşük baz etkisi; ikincisi, Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük pazarlardaki talebin hızla toparlanması; üçüncüsü ise çevre bölgelerdeki yerli ürün arzının yeniden sağlanamaması ve bunun da ihracatımızın hızlı büyümesini teşvik etmesidir.
Giyim ihracatı tekstil ihracatından daha hızlı büyüyor.
Geçen yılın Mart ayından bu yana ülkemizin tekstil sanayi zinciri hızla toparlandı, maske ihracatı başladı ve geçen yılki tekstil ihracatının baz alınmasıyla artış gösterdi. Bu nedenle, bu yılın ilk çeyreğinde Çin'in tekstil ihracatı yıllık bazda %40,3 artarken, giyim ihracatındaki artış %43,8 oldu. Özellikle bu yılın Mart ayında Çin'in tekstil ihracatı o ay sadece %8,4 artarken, giyim ihracatındaki artış %42,1 oldu. Salgınla mücadele malzemelerine yönelik uluslararası talebin azalması nedeniyle maske ihracatımız aydan aya düşüş gösteriyor. İkinci çeyrekte tekstil ihracatımızın yeterli ivmeye sahip olmayacağı ve yıllık bazda düşüş olasılığının daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
Çin'in ABD ve Japonya gibi ana akım pazarlardaki payı arttı.
Bu yılın ilk iki ayında, ABD'nin dünyadan giyim ithalatı sadece %2,8 artarken, Çin'den ithalatı %35,3 arttı. Çin'in ABD pazarındaki payı %29,8 oldu ve bu da bir önceki yıla göre yaklaşık 7 puanlık bir artış anlamına geliyor. Aynı dönemde, Japonya'nın küresel giyim ithalatı sadece %8,4 artarken, Çin'den ithalatı %22,3 oranında önemli ölçüde arttı ve Çin'in Japonya pazarındaki payı %55,2 oldu; bu da bir önceki yıla göre 6 puanlık bir artış demek.
Mart ayında giyim ihracatındaki büyüme düştü ve takip eden trend iyimser değil.
Bu yılın Mart ayında ülkemizin giyim ihracatı 9,25 milyar ABD doları oldu. Mart 2020'ye göre %42,1'lik bir artış gösterse de, Mart 2019'a göre sadece %6,8'lik bir artış kaydetti. Büyüme oranı önceki iki aya göre çok daha düşüktü. Bu yılın ilk iki ayında, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya'da giyim perakende satışları yıllık bazda sırasıyla %11 ve %18 oranında azaldı. Ocak ayında ise Avrupa Birliği'nde giyim perakende satışları yıllık bazda %30'a varan bir düşüş gösterdi. Bu durum, küresel ekonomik toparlanmanın hala istikrarsız olduğunu ve Avrupa ile gelişmekte olan ekonomilerin salgından etkilendiğini, talebin durgun kaldığını gösteriyor.
Giyim İsteğe bağlı bir tüketim ürünüdür ve uluslararası talebin önceki yıllardaki normal seviyelerine dönmesi zaman alacaktır. Gelişmekte olan ekonomilerin tekstil ve giyim üretim kapasitesinin kademeli olarak toparlanmasıyla, ülkemizin giyim sektörünün önceki dönemde küresel üretimde oynadığı ikame rolü zayıflamaktadır ve "siparişlerin geri dönüşü" olgusu sürdürülebilir değildir. Yılın ikinci çeyreğinde ve hatta ikinci yarısında ihracat durumuyla karşı karşıya kalan sektörün sakin kalması, durumu anlaması ve körü körüne iyimser olup rahatlamaması gerekmektedir.
Yayın tarihi: 21 Nisan 2021
